Danimarka’nın Holbaek kentinde belediye seçimlerinde Sosyal Demokrat Parti’den aday olan Derya Tamer, siyasetteki amacının Holbaek Belediyesi’nin daha iyi bir belediye olması için çalışmak olduğunu söyledi.

İskandinavya TV yayıncısı Davut Çolak’a açıklamalarda bulunan Derya Tamer, Holbaek’te gündemde olan cami projesini desteklediğini ve bu yüzden partisiyle ters düşmesine rağmen partisinin kendisine saygı duyduğunu anlattı.

Tamer, 4 yıl önce ilk defa Holbaek Belediye Meclisi Üyeliği’ne aday olduğunda 22 yaşında olduğunu ve seçildiğini öğrendiğinde sevinçten ağladığını aktardı.

Türk kimliğinin önemine dikkat çeken Tamer, ‘İnsan geldiği yeri hiçbir zaman unutmamalı. Özellikle de siyasette.’ diye konuşarak, seçimlerde Danimarkalı seçmenin gözüne girmek için Türkiye’yi ve kendi insanını aşağılayan adaylara ders verdi.

Ailecek Holbaekli olduklarının vurgulayan Sivas kökenli Tamer, geçen 4 yıl boyunca siyasetin kendisi için öğrenme yılları olduğunu ve halkın desteğine layık olmak için çalıştığını ve çalışmalarına devam edebilmek için yeniden aday olduğunu söyledi.

Detaylar röporajımızda…

(Fotoğraf: Davut Çolak © NordicTurk)

Davut Çolak: Derya seni tanıyabilir miyiz?

Derya Tamer: İsmin Derya 1994 Holbaek doğumluyum 26 yaşındayım. Ailem ile birlikte Holbaek’te yaşıyorum.

Davut Çolak: Eğitimi de Holbaek’te mi aldın?

Derya Tamer: Eğitimimi Roskilde Üniversitesi’nde aldım. Burada yüksek lisans okudum. Danca Dili Kamu Yönetimi ve Politika üzerine.

Davut Çolak: Kamu yönetimi dedin ve şu anda Holbaek Belediyesi’nde önemli bir yerdesin. Belediye Meclisi’nde 31 üyeden birisin. Peki siyasete nasıl atıldın ve ne zamandan beri siyasete ilgi duyuyorsun?

Derya Tamer: 2017 yılında yerel seçimlerde Belediye Meclis üyesi olarak adaylığımı koydum. Vatandaşların ve partimin desteğiyle Belediye’ye girdim. 2018 yılından beri Belediye Meclis üyesiyim. Ve tekrar adaylığımı da koyuyorum.

Halkın desteğiyle çalışmalarıma devam etmek istiyorum

Davut Çolak: Belediye ve Bölge seçimleri var. Ve yeniden adayım dedin. Peki Belediye Meclisi’ne ilk seçildiğin döneme ve şimdiye bakacak olursan ilk seçildiğin dönemde neler hissediyordun?

Derya Tamer: Halkın bana gösterdiği büyük bir destek ve güvence vardı. Ben de bu güvenceyi en iyi şekilde temsil etmeye çalıştım. Onların sesi olmak için siyasete atıldım. Belediyemizi geliştirmek için siyasete atıldım. Holbaek’i daha iyi bir belediye yapmak için siyasete girdim. Ve çok büyük çalışmalar, projeler yaptık. Holbaek Belediyesi’nin ekonomisini düzelttik. Çok yoğun bir çalışma oldu ama benim için 4 sene az bir süre. Bir siyasetçinin hedefleri yüksekse daha çok çaba göstermesi, tekrar aday olup çalışmalarına devam etmesi lazım. Ben de devam etmek istiyorum. Umarım halk da bana desteğini verirse çalışmalarıma devam etmek istiyorum.

Engelli vatandaşlarımıza daha iyi imkanlar sağlamak istiyorum

Davut Çolak: Peki bu 4 sene içinde yapamadığın ve gelecek 4 sene içinde yapmak istediğin hangi çalışmalar var?

Derya Tamer: İlk olarak belirtmek isterim ki yeni seçildiğim için ilk dönemler benim için öğrenme süreci oldu. Kendimi kişisel olarak ve siyasetçi yönümle geliştirme imkânım oldu. Holbaek’e eğitim bölümleri açabildik. İki tane farklı eğitim ve meslek bölümü açtık. Benim amacım Holbaek’e daha çok meslek bölümü açılması. Çünkü benim için çocuklarımızın gençlerimizin eğitim görmesi, eğitim alması okuması çok önemli. O yüzden amaçlarımdan biri Holbaek’e daha çok eğitim bölümü açmak. Ayrıca Holbaek’i geliştirmek, ekonomisini düzeltmek. Çünkü ekonomimiz eskiye oranla düzeldi ama hala kısıtlamaların olduğu birkaç yer var. Sosyal politikaya gelince engelli vatandaşlarımıza daha iyi imkanlar sağlamak, daha kaliteli bir ortam sağlamak hedeflerimin arasında. Bu çalışmalarıma devam etmek istiyorum.

Davut Çolak: Peki seçim çalışmalarına başladın mı? Neler yapıyorsun? Bir de korona süreci var şu an…

Derya Tamer: Ben Belediye Meclisi üyesi olmamın dışında başka bir işe daha sahibim. Geçen sene mezun olmuştum. Bu yıl da öğretmenlik yapıyorum. Siyasete çok zaman harcıyorum ama başka işlerim de var. Onlara da çok zaman gidiyor.

Camii projesini destekliyorum

Davut Çolak: Holbaek’de öne çıkan camii projesi var. Sen de partine karşı gelerek camii projesinin yapılmasından yana oyunu kullandın. Bununla ilgili neler söylemek istersin? Bu süreci bize anlatır mısın biraz. Neler yaşandı? Sana gelen tepkiler nasıldı?

Derya Tamer: Evet Holbaek’de yaklaşık 10 yıldır yeni camii projesi isteği var. Benim de tabii bir vatandaş olarak isteğim yeni bir proje yapmak. İyi imkanlar sağlamak. Çünkü şu anki camiimiz çok küçük. Ve ders görmek, ibadet yapmak zor olabiliyor. Kadın-erkek ayrı yerde olduğu ve çocukların ders gördüğü odalar farklı alanlarda olduğu için. Yani çok zorluklar var ve biz siyasi yönden konu ile ilgili uzun bir süreç geçirdik. Yerinden dolayı sorun çıktı. Siyasi görüşler farklıydı. Yerinden dolayı tartışmalar yarattı. Benim için en önemli olan her dinin ibadetlerinin yapılabilmesi. Çünkü bizim Danimarka’da din özgürlüğümüz var. Yani herkesin ibadet yeri olması çok önemli. Camii olsun, kilise olsun fark etmiyor. Ama tabii ki vatandaşların, halkın ibadetini yapabilmesi çok önemli. Bu yüzden ben de bu projeyi destekliyorum. Bu dönemde yapamadık ama ben sizin de dediğiniz gibi partimle bu konuda hemfikir değildim. Kendi kalbimin sesini, aklımı dinledim. Ve yapmam gerekeni yaptım. Bu süreç de benim için zor oldu tabii. Çünkü çok tartışılan bir konu oldu. Gazeteler yazdı. Halk çok soru sordu ve anlaşmazlıklar oldu ama elimden geleni yaptım diye düşünüyorum. Maalesef bu kez olmadı ama siyaset böyle bir dünya. Biraz farklı bir dünya. Her şey bir anda olmuyor o yüzden daha çok çabalamak gerekiyor. Bu yüzden de Türk halkından ve Müslüman halktan destek bekliyorum. Daha çok destek görebilirsem sesimi daha çok duyurabilirim.

Davut Çolak: Camii projesinin sürecinde ne gibi olumsuzluklar yaşadın? Sana ne gibi tepkiler geldi?

Derya Tamer: Öncelikle belirtmek isterim ki güzel tepkiler de geldi. İyi şeyler yazanlar, beni destekleyenler oldu. Sağ olsunlar. Benim için halkın desteği, çevremdekilerin desteği, ailemin desteği çok çok önemli. Biraz negatif etkiler de oldu tabii. Danimarka Parlamentosu’ndaki politikacılar da Holbaek’deki durumu duydu ve karıştılar. Benimle ilgili yazılar yazıldı. Partimle hemfikir olmadığım için. Ve yabancı kökenli olduğum için tabii ki tartışma yarattı. Ama dediğim gibi benim için siyaset önemli. Güzel bir dünya. Bazen çok zorluklar da olabiliyor ve bu zorlukları atlatmak için de insan aklını ve kalbini dinleyerek hep kendi bildiği yoldan gitmeli. Hemfikir olmak tabii ki zor. Ama genel olarak partim benim duruşumu, düşüncelerimi, amaçlarımı saygıyla karşıladı. Aynı şekilde ben de onlara saygı duydum. Konu zaten yer üzerineydi. Yer sıkıntı olduğu için hemfikir olamadık.

Davut Çolak: Camii konusunu geçecek olursak Holbaek’de başka ne gibi eksiklikler var sence? Yeni eğitim yerleri için çalışacağını anlatmıştın.

Derya Tamer: Evet Holbaek Belediyesi’ni daha fazla geliştirebiliriz. Son 3-4 yılda çok gelişme oldu. Yeni projeler yaptık ama ileriye bakarsak o zaman tabii ki düzeltmemiz gereken önemli politika alanları olduğunu görürüz. Bu alanlardan biri eğitim. Daha çok meslek bölümü açmalıyız. Gençlerimize daha iyi imkanlar vermeliyiz. Bu ön planda. Ayrıca sosyal politika da çok önemli bir alan. Çünkü dünyanın durumuna baktığımızda sosyal sorunları olan vatandaşlarımız, engelli vatandaşlarımız var. Psikolojik olarak rahatsızlık çeken vatandaşlarımız var. Onlara daha iyi imkanlar sunmak, daha kaliteli yaşam sağlamak, Belediye ile iletişimlerini daha kolay ve net yapmak için çalışmalar bizi bekliyor.

(Fotoğraf: Davut Çolak © NordicTurk)

Görevim bütün Holbaek halkını temsil etmek

Davut Çolak: Derya sen bir de yabancı bir politikacısın. Biraz önce burada röportaj öncesi konuşurken ‘Benim sadece yabancılar ve uyum politikasıyla ilgili düşüncelerim yok. Farklı politikalarla ilgili düşüncelerim de var demiştin.’ Bunu biraz açabilir misin?

Derya Tamer: Evet tabii ki. Ben de dile getirmek isterim ki kendim Türk kökenli olsam da Holbaek’de dünyaya geldim. İnsan tabii ki geldiği yeri unutmamalı. Benim de amaçlarımdan biri Belediye’de yabancı vatandaşlarımızı temsil etmek. Ayrıca benim görevim bütün Holbaek halkını temsil etmek. Çocukları, gençleri ve yaşlıları temsil etmek benim görevim. Başka politika alanları da çok fazla ilgimi çekiyor. Okul, eğitim ve meslek bölümünün yanı sıra kültür, doğa ve sosyal politika da çok önemli noktalar. Ama entegrasyon ve yabacı politikası da benim ilgi alanlarımdan. Yeri geldiğinde bu konularla da ilgili çalışmalar yapıyoruz. Ama altını çizmek isterim ki insan siyasetçiyse, Belediye Meclisi üyesiyse bütün alanlara bakmalı. Ve bütün alanlarla çalışmalı.

İnsan siyasette geldiği yeri unutmamalı

Davut Çolak: Yani yabancı kökenli siyasetçiler olarak sadece uyum politikalarıyla ilgilenmiyoruz diyorsun. Bunun Danimarkalılar’a bir mesaj olduğunu söyleyebilir miyiz?

Derya Tamer: Herkese buradan bir mesaj olsun. Benim söylediğim her şey önemli. Mesela günlük hayatımızı biz Belediye Meclisi’nde belirliyoruz. Halkın günlük hayatını, yollarımızı, otobüslerimizle çalışmalarımızı, çocukların okul hayatını, yaşlı bakım ve huzurevlerini belirliyoruz. Bu yüzden sadece yabancı politikası değil her politikanın benim gözümde önemi var ama tabii ki yabancı olduğum için, Türk kökenli olduğum için yabancı konusuna farklı bir bakış açım olabilir. Türk kültürüne çok önem veren bir insanım. Müziğe, türkülere, bağlamaya çok büyük bir ilgim var. Ve hep diyorum ki insan geldiği yeri hiçbir zaman unutmamalı. Özellikle de siyasette.

Davut Çolak: Çok güzel konuştun, teşekkür ederiz. Ne yazık ki Danimarka’da yaşayan Türkiye kökenli siyasetçilerin hepsi senin gibi değil. Seçildiğinde çok gençtin, 22 yaşındaydın. Senin için nasıl bir duyguydu?

Derya Tamer: Seçildiğim günü dün gibi hatırlıyorum. Benim için çok büyük bir gündü. İnanamadığım bir olaydı. Sonuçlar geldiğinde annem, babam ve kardeşlerimle birlikteydim. Sevinçten ağlamıştım. Bu, halkın bana göstermiş olduğu çok büyük bir güven. Siyasete girmek, seçilmek benim için anlatılmaz bir duyguydu. İnşallah devamı gelir diye ümit ediyorum. Ama halkın desteğini alabilmek için tabii ki daha çok çalışmam gerekiyor. Elimden geleni de yapmak istiyorum. O yüzden çalışmalarıma devam etmek istiyorum.

Davut Çolak: Çalışmalarına sadece yerel olarak mı devam etmek istiyorsun? Mesela aynı gün bölge seçimi de var. 3-4 yıl sonra parlamento seçimleri de olacak.

Derya Tamer: Tabii ki benim Holbaek’e karşı sevgim çok büyük. Holbaek benim ülkem gibi diyebilirim. Sevgim ve ilgim çok yoğun. Babamın ailesi olarak hepimiz Holbaek’deyiz. 30-40 senedir Holbaek’de ikamet ediyoruz. Burası bizim evimiz, burası bizim belediyemiz. Benim amacım Holbaek’i daha iyi bir belediye yapmak. Daha pozitif yönde geliştirmek. Çalışmalarım Holbaek’de tabii ki ama Danimarka geneline bakacak olursak siyasete ilgim var. Parlamentoya, meclise, orada alınan kararlara ve orada tartışılan siyasete de çok yoğun ilgim var. Ama zaman ne gösterir bilemeyiz.

Davut Çolak: Sen Holbaek Belediyesi’ne Sosyal Demokrat Partisi’nden seçildin. Neden Sosyal Demokrat Parti’den aday oldun ve siyasette ya da dışında rol modelin var mı?

Derya Tamer: Sosyal Demokrat Partisi’ne yaklaşık 10 senedir üyeyim. Sosyal Demokrat Parti tarih yazmış bir parti. Hele ki 1960-70’li yıllarda çok büyük gelişmeler oldu. Danimarka’da refah sistemini Sosyal Demokrat Parti sağladı. Partinin ideolojileri dayanışma, refah, tolerans, birlik ve beraberlik gibi ideolojilerine kendime yakın buluyorum. Bu yüzden bu partiye aktif üye oldum. Siyasete yeni atıldığımda ve partiye üye olduğumda tabii ki bana rol model olan siyasetçiler vardı. Bunlardan biri de eski Danimarka Başbakanı Helle Thorning-Schmidt. Ayrıca kendisi Danimarka’nın ilk kadın başbakanıydı. Ben o zamanlar 15-16 yaşındaydım ve Helle Thorning-Schmidt gerçekten benim bir büyük bir rol modelim oldu. Bunun dışında Türkiye’de de bana rol model olan, takip ettiğim siyasetçiler var. Danimarka’da da var. Rol model olmak büyük bir şey. Benim de amaçlarımdan biri benim ve benim gibi olan siyasetçilerin gençlere iyi birer rol model olmaları.

Davut Çolak: Rol modelin olarak Helle Thorning-Schmidt’i açıkladın. O da senin gibi bir kadın siyasetçi. Yabancı kadınların siyasetteki durumunu nasıl görüyorsun?

Derya Tamer: Evet siyasette yabancı kadınlar var. Bunlar arasında Özlem Çekiç, Yıldız Akdoğan, Fatma Öktem bulunuyor. Tabii ki yabancı kökenlilerin bizi büyük mecliste temsil etmesi büyük bir şey. Ama genel olarak baktığımızda çok az siyasetçi kadın olduğunu görüyoruz. Bu yüzden de siyaseti açmamız gerekiyor. Çünkü ben inanıyorum ki herkesin biraz da olsa siyasete ilgisi var. Ama bizim siyasetçiler olarak halka daha çok yakınlaşmamız ve onlara rol model olmamız lazım. Ve siyasete atılmalarını tavsiye etmemiz lazım. Bu da tabii ki büyük bir çaba. Ben elimden geldiğince bunu yaptım ve yapıyorum. Halkla çok diyaloğum var. Halktan herkes bana her istediği zaman ulaşabilir.

Davut Çolak: Teşekkür ederiz, son olarak neler eklemek istersin?

Derya Tamer: Öncelikle size Holbaek’e geldiğiniz için ve bu röportajı yaptığınız için çok teşekkür ederim. Siyaset çok farklı bir dünya. İnsan bu dünyada kendini kaybetmemeli. Tabii ki bir partiyi temsil ediyoruz. Ben de sosyal demokratım. 10 senedir aktif üyeyim ama benim için önemli olan kişisel düşüncelerim, kişisel kültürüm, geldiğim alan… Hepsinin benim siyasi hayatımda bir önemi var. Parti politikası başka kişisel amaçlar başka… Bu farklılık benim için çok önemli. Bu karışımın siyasete bulaşması çok önemli. Son olarak benim en büyük amaçlarımdan birinin daha çok kadın siyasetçinin siyasete girmek olduğunu söylemek isterim. Çünkü kadınlara çok ihtiyacımız var. Daha çok erkekler siyasete giriyor ama kadınların bakış açıları bence farklı ve önemli. Sonuçta siyasetçiler halkı temsil edecek. O yüzden siyasetçilerin de karışık olması lazım. Bu bir mesaj olsun. Ayrıca kendim genç olduğum için gençlere de seslenmek istiyorum. Daha çok gencin politikaya girmesi benim en büyük hedeflerimden biri. İnşallah ben de bir rol model olabilirim, başkalarının da bana rol model olduğu gibi.