Davut Çolak: Danimarka siyasetinde son günlerde birçok gelişme oldu. Danimarka’da 6. defa bir bakan Yüce Divan’a gönderildi. Bu konu hakkında neler söylemek istersin?

Yıldız Akdoğan: Hukuki açıdan bakıldığında beklenen bir şeydi. Ama politik açıdan bakıldığında bunun olması gerekiyordu çünkü Liberal Parti’de işlere karışmak isteyen çok kişi vardı. Zaten bilinen bir gerçek de şu Elleman ve Stöjberg arasında çok büyük bir iletişim yoktu. İkisi de partide çok farklı çizgi çiziyor. Onun için başkan ikinci numaradan rahatsızlandığı için bu olay da onun için çok iyi bir imkan oldu. O yüzden böyle bir olay bekleniliyordu.

Davut Çolak: Sosyal Demokrat Parti’nin de buna destek vermesi sanki biraz sürpriz oldu gibi.

Yıldız Akdoğan: Şöyle diyeyim Yüksek Divan’a gönderilmek için çok ciddi bir olay olması gerekiyor. Sadece hukuki sebepten bakıldığında çoğu kanıtlar bunu gösteriyordu. Onun için hükümette olan bir parti bunu da göz ardı edemezdi. Mecburen onlar da böyle bir davanın açılmasıyla ilgili olarak desteklerini verdiler.

Davut Çolak: Tabii Sosyal Demokrat Parti’nin buna destek vermesiyle birlikte Mette Fredericksen de gündeme geldi. Onun da bu vizonlardan dolayı Yüce Divan’a gönderilmesiyle ilgili yorumlar vardı.

Yıldız Akdoğan: Şu anda öyle bir olay yok. Bir de herhangi bir kanıt da yok. Onun için muhalefetten yapılan öyle bir istek olabilir. Fakat şu anda herhangi bir hukuki sebep henüz yok.

Davut Çolak: Peki Stöjberg’in Yüce Divan’a gönderilmesindeki sebebin ana konusu neydi? Bir Bakan’ın yalan söylemesi miydi? Onu nasıl değerlendirirsin? Sen de parlamentoda bulundun. Neden önemli bu?

Yıldız Akdoğan: Açıkçası hukuki sebeplerden bakıldığında bir suistimal söz konusu. Meclise doğru bilgilerin verilmemesi söz konusu. Bunlar da Danimarka’da çok ciddi olaylar olduğu için hukuki bir yönde bakıldığında muhakkak böyle bir olayın olacağı belliydi. Bir de komisyon rapor hazırladı bildiğiniz gibi. Ve onlar da bir bakan olarak Stöjberg’in görevini suistimal ettiğini ortaya çıkardılar.

(Fotoğraf: © SCANTURK)

“Kopenhag’da konut sorununu çözecek bir politikaya ihtiyaç var”

Davut Çolak: Biraz da istersen senin siyasi çalışmalarına geçelim. Yerel seçimlerde aday olduğunu açıkladın. Çalışmaların nasıl gidiyor?

Yıldız Akdoğan: Kovid’den dolayı pek çalışma yapamıyoruz. Çünkü dışarıya çıkmak yasak olmasa da insanlara broşür dağıtmak gibi bir sorun var. Onun için sokakta aktif olarak herhangi bir şey yapamıyoruz. Daha çok sosyal medya ve internet üzerinden ilerliyoruz. Normal seçim zamanındaki gibi insanlarla konuşma, samimiyet olmadığı için şartlar çok daha zor.

Davut Çolak: Seçimlere zaten daha 10 ay var. Peki gelecek dönemde bölgesel seçimler de olacak. Sen sadece Kopenhag belediye meclisi için mi adaysın?

Yıldız Akdoğan: Evet belediye için adayım.

Davut Çolak: Ve sadece Kopenhag’daki Türkler sana oy verebilirler.

Yıldız Akdoğan: Evet şu anda sadece Kopenhag’da yaşayan Türkiyeli vatandaşlar arzu ederlerse oylarını bana verebilirler.

Davut Çolak: Peki seçilirsen Kopenhag’da ne gibi değişiklikler yapacaksın?

Yıldız Akdoğan: Benim alanım çok belli. Ben daha çok sosyal alanda değişiklikler yapmak istiyorum. Şu anda mesela Kopenhag’daki konut şartları çok zor. İnsanlar ev bulamıyorlar. Ve Kopenhag’da çocukların kreşe girme sorunlar var. Daha çok aile politikası üzerine çalışmaları var. Çevre ve trafik sorunumuz var. Her büyük şehirde olan sorunlar var. Ben de bunlar üzerine çalışmak istiyorum. Bir de bence sağlık alanı da çok önemli. Şu anda bence Kopenhag’ın kaldığım bölgenin yaşam tarzına göre bu semtte yaşayan birisi … semtinde yaşayan birinden ortalama 10 yıl daha az yaşıyor. Bu da sağlık politikasıyla ilgili. Bu alanda çalışmalarım olacak. Bir de Covid’den dolayı insanlar ister istemez psikolojik olarak çok bunaldılar. Bunlarla ilgili de birkaç politika düşünüyorum ama şu anda her şeyi açıklamak istemiyorum. Biraz zamana bırakacağım.

Davut Çolak: Teşekkür ediyoruz. Çalışmalarında başarılar diliyoruz.