İstatistiklere göre İsveç’te kiralık daire sahibi olabilmek için, konutun bulunduğu yere göre aşağı yukarı 10 yıla kadar sırada beklemek gerekiyor. Sağlık, okul ve uyum gibi sorunların yanında, konut sıkıntısı da İsveç’te vatandaşların en büyük derdi haline geldi.

SİYASİ PARTİLER NE YAPIYOR?

Her konuda olduğu gibi konut krizi konusunda da ideolojik bir tartışma yaşanıyor. Sağ partiler serbest piyasa ekonomisine dayandırdıkları çözüm önerileri ile şu an var olan kira sınırını kaldırarak, serbest kira sistemi uygulamak istiyor. Bu sistem ev sahiplerinin diledikleri miktarda kira almalarını serbest bırakıyor.

Diğer tarafta kira sınırı taraftarı olan sol partiler, sosyalist açıdan konuya yaklaşarak, serbest kira sistemine karşı çıkıyor ve bu sistemin sınıf farkını artırarak fakirliği yükselteceğini savunuyor.

KİM HAKLI?

Yeni yapılan dairelerin kira fiyatlarına baktığımızda sol partilerin serbest kira sistemine karşı olmasının doğru bir tavır olduğunu söyleyebiliriz. Bugün yeni yapılan bir daire kirası, büyüklüğüne göre 15 bin İsveç kronu civarında. Peki yeni işe girmiş bir devlet memurunun vergiden sonra aldığı maaş ne kadar? Aşağı yukarı 16-17 bin kron. Başka söze gerek var mı?

Ancak kira sınırı bazı problemleri de yanında getiriyor. Örneğin inşaat şirketleri, kârı düşük olması nedeni ile kiralık konut yapmıyorlar. Bundan dolayı kiralık daire bulmak aslanın ağzından ekmek almak kadar zor. Zaten sağ partilerin en güçlü argümanı da serbest kira sisteminin uygulanması ile birlikte kiralık konut yapımının artacağı.

ÇÖZÜM NE?

Bu sorunun çözümü, konut yapımını yeni kurulacak bir devlet kurumu aracılığı ile merkezden yönetmekten geçer. Yeni kurulacak bu kurum, tam yetki ile donatılıp, var olan yasaları ve bürokrasiyi esnetmelidir. Bu kurumun açacağı ihalelerle özel şirketler yine devlet ve belediyelerin kâr payı gütmeden sahip olacağı ve işleteceği, konutlar yapmalıdır. Bu yöntem bir taşla iki kuş vuracaktır. Hem vatandaş düşük kiralı evlerde oturacak hem de özel şirketler devlete yapacakları bu konutlardan para kazanacaktır. Bu sistemi bir yerden hatırladınız mı?

Uzun lafın kısası konut sıkıntısı da diğer bütün problemler gibi ideolojik saplantılardan kurtulmadan çözülemez.

Mikail Yüksel